Tarımda özellikle fiyatların dalgalanması gündeme geldiğinde hep tartışılan konudur haller konusu. Her ne hikmetse kimse bu konuyu çok da düzeltmeye yanaşmıyor ya da belki cesaret edemiyor. Komisyoncular, aslında siyasi ve ekonomik olarak güçlü bir lobiye sahip. Çok da cesurca işler yapılamıyor. Bir de şu var. Türkiye’deki hallerin işleyiş sistemi Avrupa’daki hallerden çok da farklı. Avrupa’da haller malların tüketiciye dağıtıldığı noktada işlev görür. Bizde her iki tarafta da işlev görüyor. Onlarda mallar mezatlardan alınır. Tüketiciye dağıtım noktasında haller devreye girer. Türkiye hallerinde düzeltilmesi gereken bir konuda bu. Bizde hal her iki tarafa da hizmet veriyor. Bir karmaşa, bir kesmekeş içinde aslında. Bu durumun düzenlenmesi gerekiyor. Ama düzenlenme lafı edildiğinde hemen taraflar kendi aleyhlerine bir düzenlenme yapılacağı endişesini taşıyor. Oysa heriki tarafın da bir araya gelmesi ve düzenlemenin o şekilde yapılması mümkün. Heriki taraf da düzenlemeden memnun olmalı. O zaman uygulama çok daha kolay olur.
Bizde haller üreticiyi finanse etme noktasında var, girdileri temin etme noktasında var. Her noktada var. Aslında bundan onlar da memnun değil ama düzenlenmeye çalışıldığında taraflar önyargı oluyorlar. Neredeyse her şeye karşı çıkıyorlar. Komisyoncular gerçekten güçlü bir lobiye sahip. O yüzden bazı şeylere de cesaret edilemiyor. Çiftçi temsilcileri, girdi sağlayan firmalar, komisyoncular, siyasetçilerle hepbirlikte oturup bir kanun yapmalılar. Hazırlanan kanun ortak çıkarlara hitap etmeli. Ama Türkiye’ de bu kültür yok, ben yaptım oldu anlayışı hakim.
Türkiye tohumculuk sektörü dediğiniz zaman büyük ölçüde Antalya ağırlık kazanıyor. Fidecilerin, tohumcu ile çiftçi arasına girmesi biraz olsun tohumcunun işini kolaylaştırdı.Tarım sektöründe belli bir yere kadar girdi sağlayan firmalar evraka dayalı ticaret yapar. Fakat son kademe çiftçidir. Çiftçi ile evraka dayalı çalışamazsınız. Onların doğru dürüst banka hesabı olmaz, ticareti tamamen yüzyüze ve sözlü olarak yaparlar. İşte o noktada da sıkıntılar başlar. Pazarlamadaki sıkıntıların sebebi de budur. Her zaman belirsizlik vardır. Üretici Birlikleri Yasası eğer işler konuma gelecek şekilde çıkarılsaydı, tüm bunların çözümü olabilirdi. Bilerek işlemeyecek şekilde çıkarıldı. Tamamen yanlış. Üretici Birliklerinin çıkarılış amacı Türkiye’deki bir problemi çözmekti. Fakat bu olmadı. Üretici birliklerinin etkin olması gerekir. O zaman çiftçiler de kayıt altına alınabilir, düzgün ticaret yapabilecek hale getirilebilir. Tarımda hal yasası ve üretici birliklerinin sorununu çözerseniz Türkiye tarımının problemlerini yüzde 80 halletmiş olursunuz.